ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 9 Nisan 2026 tarihinde seçimlerin yapılacağı Macaristan’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Vance, 7 Nisan’da başkent Budapeşte’de Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile bir araya geldi. Toplantıda, Vance, ABD Başkanı Donald Trump ile kamuya açık bir telefon görüşmesi yaparak, Orban’a olan desteklerini net bir şekilde ifade etti. “Biz Viktor Orban’ın yeniden seçilmesi için her şeyi yapacağız!” diyerek, bu ziyaretin arka planını ve önemini vurguladı.
Macaristan’ın küresel model değişimindeki rolü üzerine yapılan değerlendirmeler, Viktor Orban’ın 16 yıllık yönetim süresince oluşturduğu “liberal olmayan demokrasi” olarak adlandırılan siyasi yapıyı ön plana çıkardı. Orban, bu modeli, 1970’lerin sonlarından itibaren liberal demokrasilere alternatif bir yaklaşım olarak geliştirdi. Geleneksel liberal dünya görüşü, hukuk devleti, çoğulculuk ve azınlık hakları gibi değerlere odaklanırken, Orban’ın yaklaşımında bu unsurlar geri planda kalmakta; devletin ekonomideki rolü ve egemenliği ön planda tutulmaktadır.
Bu model, Batı’daki zengin elitlerin oluşmasına yol açarken, orta ve alt gelir grubundaki bireylerin sıkıntılarına neden olmuştur. Öte yandan, Çin ve bazı diğer Asya ülkeleri gibi, insan haklarına ve sosyal haklara daha az önem veren ülkeler, ekonomik başarılar elde ederek küresel ekonominin motoru haline gelmişlerdir.
Orban’ın “liberal olmayan demokrasi” modelinin seçimlere dayandığı, ancak bu seçimlerin sonunda otoriter bir yönetim şekline evrildiği gözlemlenmiştir. Temel hak ve özgürlükler, ulusal güvenlik ve çıkarlar bağlamında sıklıkla geri plana itilmekte; bu durum, liderlerin belirlediği “milli elit” tarafından kontrol edilen bir yönetim anlayışını doğurmaktadır.
Orban’ın bu modeli, diğer Avrupa ülkelerinde de etkisini göstermiştir. Özellikle Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde hükümetler tarafından benimsendiği gibi, Batı Avrupa’daki radikal sağ partilerin yükselişine de kapı aralamıştır. Macaristan’ın Avrupa Birliği üyesi olması ve Rusya, Çin ve Türkiye ile geliştirdiği stratejik ilişkiler de bu modelin yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamaktadır.
Sonuç olarak, JD Vance’in Macaristan ziyareti, sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda küresel siyasi dinamikleri de etkileme potansiyeline sahip bir adım olarak öne çıkmaktadır.